Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Danıştay'da Unvan Değişikliği Sınavlarının İptali Emsal Dava
17-04-2009, 05:59 PM
Yorum: #1
Danıştay'da Unvan Değişikliği Sınavlarının İptali Emsal Dava
Danıştay'da Unvan Değişikliği Sınavlarının İptali için Emsal Dava Açtık !

Sayın Hukukçu ve Hukuk Severler

Unvan Değişikliği Sınavları ve Atama Esaslarının İptali Davamızda değerli yorum ve görüşlerinizi bekliyoruz.Elinizde konuyla ilgili Danıştay kararlarıda mevcutsa buraya atarsanız davanın olumlu seyri açısından katkılarınız olacaktır.

Hukuksuzluğun hüküm sürdüğü dünyamızda hukuku yaşatmakta yine bizlerin,hukukseverlerin,yurtseverlerin,insansever lerin elinde olmalıdır.

Sen yanmasan,ben yanmasam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa (N.H)

katkılarınızı bekliyoruz !
Alıntı ile Cevapla
17-04-2009, 06:01 PM
Yorum: #2
Re: Danıştay'da Unvan Değişikliği Sınavlarının İptali Emsal Dava
DANIŞTAY BAŞKANLIĞI'NA

Gönderilmek Üzere

İSTANBUL NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA

Yürütmenin durdurulması istemlidir.

DAVACI : H.E (T.C No: …………..)

ADRESİ : …….........

DAVALI : ….…… GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ADRESİ : ……………………

DAVA KONUSU: Teknik Hizmetler Sınıfı ‘’Teknikerlik’’ Kadrosuna atanma istemiyle ………….2008 tarihinde yaptığım başvurunun (EK-2), Ancak, ‘’İnşaat Teknikerliği dalında sınav açıldığında, başarılı olmam halinde değerlendirileceği’’ belirtilmek suretiyle reddine ilişkin, T.C……….Bakanlığı,……….Genel Müdürlüğü'nün…………2008 tarihli ve …………………Sayılı Davalı İdari İşleminin (EK-1), ve dayanağı, .………….Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanarak ………2005 tarihli ve ……….sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe sokulan ‘’………Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’’nin(EK-8),‘’Unvan Değişikliği Sınavı’’ ve ‘’Unvan Değişikliğine İlişkin Atama Esasları’’ ile ilgili bazı hükümlerinin İPTALİ ile dava sonuna kadar YÜRÜTMENİN DURDURULMASI istemini içerir dava dilekçesidir.

TEBLİĞ TARİHİ : 05/02/2009

AÇIKLAMALAR VE HUKUKSAL DEĞERLENDİRME

1-) DAVALI KURUMA DİPLOMA İBRAZI VE İNTİBAK

a-) ……………..Genel Müdürlüğü’ nün, ……..Bölge Müdürlüğü,…………Başmühendisliği, …………Şefliği emrinde, Genel İdare Hizmetleri Sınıfında ‘’Gişe memuru’’ olarak çalışırken(EK-4). Memuriyete girmeden önce, 29.09.1987 tarihinde, Gazi Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu’nun iki yıllık ‘’Teknik Programlar’’ Bölümü ‘’İnşaat’’ Anabilim Dalı Programını takip ederek mezuniyet için gerekli ‘’Teknikerlik’’ eğitimi aldıktan, imtihanları ve stajı başarıyla tamamlamak suretiyle,29.09.1987 yılında mezun edilerek, ‘’İnşaat Teknikeri’’ Unvanı almaya hak kazandım (EK-5, 2547 s.Y.Ö.K.m.3/a,d,ı,k,r,u).

b-) …………………………..

c-) 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36/2 maddesi ve ilgili maddeleri gereğince; ………………Genel Müdürlüğü’ne 14.Ekim.1997 tarihli müracaatım ve diplomamın ibrazı üzerine, 03.07.1998 tarihinde ………….Genel Müdürlüğünce, Gazi Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu ‘’İnşaat Teknikeri’’ Unvanlı olarak intibakım yapıldı.(EK-4, EK-5) Yüksek Öğrenim görmüş olmamın etkisi, derece ve kadememde ilerlemeler sağlanması yönünde etkisini göstermiştir(EK-4).

2-) DAVALI İDARE İŞLEMİNİN 657 SAYILI YASAYA VE HUKUKA AYKIRILIĞI

Bilindiği üzere, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun TEMEL İLKELER Başlıklı 3.maddesinin; (A) bendinde ‘’SINIFLANDIRMA’’, ‘’Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır.’’

(B) bendinde ‘’KARİYER’’, ‘’Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânını sağlamaktır.

© bendinde de ‘’LİYAKAT’’, ‘’Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkânlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır.’’ Şeklinde tanımlanmıştır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36.Maddesinin (A) bendiyle, memurların öğrenim durumlarına göre memuriyete giriş ve yükselebilecekleri derece ve kademeler tespit edilmiştir. Söz konusu maddede; ‘’ iki yıllık yüksekokul ile dört yıllık yüksekokul mezunlarının 1.dereceli kadroya kadar yükselebilecekleri’’ hüküm altına alınmıştır. Bu kanunla devlet memurlarının sadece öğrenimleri itibariyle yükselmeleri gerektiği düzenlenmiştir. Fakat uygulamada fiilen kişilerin bu kanuni haklarına idari işlemlerle engel olunmaktadır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 71.Maddesi’nin İkinci Fıkrasında belirtildiği üzere, ‘’Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler.’’ Hükmünün şartları gerçekleşmiş, fakat …………….Genel Müdürlüğü bugüne kadar ‘’Teknikerlik’’ kadro atamamı yapmamıştır. Davalı Kurum, kurumlarınca yapılacak atamaların ‘’tamamen’’ kurumlarının ‘’takdiri ve yetkisinde’’ olduğu bahsini yapmaktadır(EK-1).Ancak; bu durum 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 71.Maddesinin İkinci Fıkrasının hükmünün objektif yürütülmesine engel sayılmalıdır. Oysa ‘’Takdir Yetkisi’’ kullanımı, ‘’kesin ve sınırsız’’ olmadığı gibi, Kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması gerektiği konusu yargı kararlarıyla yeterince işlenmiştir.657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 71.Maddesinin İkinci Fıkrasında atanmada herhangi bir seçme sınavı öngörülmediği açık ve net iken, Davalı idarece intibakımın yapılmasından bugüne kadar, aynı koşullarda, aynı öğrenim ve unvanda eşit haklara sahip olduğum, ‘’atanma şartlarını’’ taşıdığım halde, bugüne kadar boş ‘’Teknikerlik’’ kadrolarına (EK-9) atamamın yapılmaması işlemi ve ataması yapılanlarla kıyaslanıp, tercih edilmeyişim konu ile ilişkisi bakımından subjektif bir uygulama olup; Anayasa’nın ‘’eşitlik’’ ilkesine karşı, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa ve hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

3-) ‘’UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI’’ VE ATAMA ESASLARINA DAİR HÜKÜMLERİN YASAYA AYKIRILIĞI

15.3.1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 18.4.1999 tarihli ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte’’(EK-6), “Unvan Değişikliği Sınavı” yapılması öngörülmemekte idi.

Aynı Yönetmeliğe, 21.09.2004 tarih ve 2004/8246 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla (28.12.2004 tarihli ve 25684 sayılı Resmi Gazete) bu yönetmelikte bulunmayan “Unvan Değişikliği Sınavı” yapılmasına dair hükümler ilave edilerek, bu yönetmeliğin dayanaklarından biri olan 657 Sayılı Devlet

Memurları Yasası ile getirilen düzenleme, adı geçen ilave hükümlerle genişletilmiş olup,Yasa’da açıkça sayılan görevler dışında başka görevler için de bu koşulun getirilmesi suretiyle yasaya aykırı düzenleme yapıldığı açıktır.

Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğe 2004/8246 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, Yasaya aykırı hükümler ilave edilmek suretiyle, ’’Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’’ çıkartılmıştır (EK-7).

Bu Yönetmelik kapsamındaki personelin, en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin görevlere atanmaları, bu Yönetmeliğin üçüncü bölümünde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde eğitime tabi tutulmaksızın yapılacak unvan değişikliği sınavı sonundaki başarısına göre gerçekleştirilir. Unvan değişikliği sınavları, kurumlarca belirlenecek görev alanları ve atama yapılacak görevin niteliğine ilişkin konularda yazılı olarak yaptırılır ve bu sınavlara katılacaklarda, kurumda veya öğrenim durumları ile ilgisi bulunmayan görevlerde belirli süre hizmet yapmış olma şartı aranmaz. ” Hükmü çerçevesinde; …………….Genel Müdürlüğü, kendi Özel Yönetmeliğini çıkarmıştır(EK-8).

………2008 Tarihli,‘’Teknikerlik’’ kadrosuna atanma talepli başvurumun(EK-2); Ancak, ‘’İnşaat Teknikerliği dalında sınav açıldığında değerlendirileceği’’ belirtilmek suretiyle reddine ilişkin T.C………….Bakanlığı,………….Genel Müdürlüğü'nün………….2008 tarihli ve………………….Sayılı İdari İşleminin(EK-1) ve İdari işlemde adı geçen ‘’İnşaat Teknikerliği dalında sınav’’ adlandırılmasının dayanağı; ………..2005 tarihli ve ………sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’……………Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğidir)’’ (EK-8).

15.3.1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 18.4.1999 tarihli ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin’’(EK-6), 4/a maddesinde; ‘’657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na’’ tabi görevlerden bu Yönetmeliğin; ‘’Görevde Yükselmeye İlişkin’’ ‘’Öğrenim Düzeyi’’ Başlıklı, 5.maddesinde de sayılan görevler ile kurumlarca çıkarılacak özel yönetmeliklerde belirlenen görevlere aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılan atamalar ‘’GÖREVDE YÜKSELME’’ olarak tanımlanmıştır. (EK-6, EK-7, EK-8) Aynı Yönetmeliğin 15.Maddesi’nde de; Kurumlar bu Yönetmeliğin kapsamına giren görevlere atanacaklarda aranacak ‘’öğrenim düzeyi ile hizmet süresi, alt görevlerde bulunma süresi, sicil ve disipline ilişkin şartlar ile bunlar için verilecek görevde yükselme eğitiminin ilanı, şekli, süresi, konuları, ağırlıkları ve kapsama dâhil edilecek diğer unvanlar ve bunlara ilişkin seçme kriterleri, yapılacak sınavlara ilişkin usul ve esaslar bunlara ilişkin diğer hususların’’ Devlet Personel Başkanlığı’nın olumlu görüşü alınarak çıkaracakları yönetmeliğin uygulanması sırasında doğacak tereddütleri gidermeye Devlet Personel Başkanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir.

15.3.1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 18.4.1999 tarihli ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik’’ (EK-6) HÜKÜMLERİNE DAYANILARAK ÇIKARILAN ve ………..2005 tarih ve …..sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren; ‘’………………Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin’’(EK-8) 4.Maddesinde de; Bu yönetmelikte belirtilen görevlerde aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamalar, ‘’GÖREVDE YÜKSELME’’ olarak tanımlanmak suretiyle; Yukarıda ki ‘’Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin’’(EK-6 ), 4/a Maddesinde belirtilen hükme paralel hüküm getirilmiş, 5.Maddesinde de; Görevde Yükselmeye tabi kadrolar gösterilmiş(EK-6, EK-7, EK-8) ve anılan Madde de; ‘’Avukat, Mühendis, Mimar, Şehir Plancısı, Daire Tabibi, Tekniker, Teknisyen vs. buna benzer kariyerli okul mezunu olan personel kadroları da’’ Unvan Değişikliğine tabi kadrolar olarak sayılmıştır(EK-7, EK-8).‘’………Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin’’ Unvan Değişikliğine ilişkin Atama

esaslarına dair 20.Maddesinin (a) bendinde(EK-8); Unvan Değişikliği Sınavına tabi kadrolara atanabilmek için; 1-Son üç yıllık sicil notu olumlu olmak, 2-Yapılacak Unvan Değişikliği Sınavında başarılı olmak 3-Mütercim kadrosu hariç olmak üzere katılacağı Unvan Değişikliği Sınavına ait kadronun öğrenim niteliğini taşımak, şartlarını haiz olmak gerektiği hükmüne yer verilmiştir(EK-8).

Gerek ‘’Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin’’(EK-6), gerek bu Yönetmeliğe ilave edilen Bakanlar Kurulu Kararı ile Çıkarılan ‘’Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin’’(EK-7), ve gerekse ‘’……….Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin’’(EK-8), yukarıda sözü edilen 4.Maddeleri dikkate alındığında Genel İdare Hizmetleri Sınıfında Gişe Memuru olarak atamam yapılmadan, daha önce; Gerekli eğitimi almış, imtihanları ve stajı başarıyla geçmiş, Ön Lisans Diplomasını hak ederek, ‘’Tekniker’’ Unvanını bu eğitimi tamamlamış olmakla kazanmış(EK-5) bir kişinin Teknik Hizmetler Sınıfına ‘’Tekniker Kadrosuna’’ atama isteminin ‘’GÖREVDE YÜKSELME’’ olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Gördüğü öğrenim sonucunda ‘’Tekniker’’ Unvanını kazanan kişinin, bu kadroya atanma istemi yalnızca Sınıf ve Unvan Değişikliği olup(657 s. m.71), ‘’GÖREVDE YÜKSELME’’ niteliği taşımamaktadır.

Ancak Davalı idare; Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 'Gişe Memuru' olarak çalışırken, Memuriyete girmeden önce; Gazi Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu’nun iki yıllık ‘’Teknik Programlar’’ Bölümü ‘’İnşaat’’ Anabilim Dalı Programını takip ederek mezuniyet için gerekli eğitimi, imtihanları ve stajı başarıyla tamamlayıp, bitirmek suretiyle ‘’Teknikerlik’’ unvanını kazanmış (EK-5)olan şahsımın Genel İdare Hizmetleri Sınıfından, Teknik Hizmetler Sınıfına ‘’Teknikerlik’’ kadrosuna atanma istemimi bir taraftan görevde yükselme olarak nitelendirmekte(EK-1), bir taraftan da anılan………….Yönetmeliğinin 12.13.14.15.16.17.18.ve 20/a. maddesine istinaden(EK-8), 15.3.1999 tarihli ‘’Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte’’(EK-6) bulunmayan ve bu Yönetmeliğin dayanaklarından biri olan 657 sayılı Devlet Memurları Yasasına aykırılık teşkil eden, Unvan Değişikliği Sınavına tabi tutmakta(EK-7, EK-8) ve bu sınava girebilmek için de son üç yıllık sicil notunun olumlu olması, diğer bir ifadeyle en az üç yıl hizmeti bulunmak şartını öngörmektedir. Oysa, gördüğü öğrenim sonucu(EK-5) olarak ‘’Teknikerlik’’ unvanını kazanan, fakat Genel İdare Hizmetleri sınıfında Gişe Memuru olarak çalışmakta olanların ‘’Teknikerlik’’ kadrolarına atanmaları Görevde Yükselme olmayıp, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 71.Maddesi uyarınca sadece Sınıf ve Unvan Değişikliği olup, münhal kadronun (EK-9) bulunması halinde hizmetinden istifade edilebilecek birimler emrine atanması olgusudur ve bunun için de anılan Yasa maddesinde (657 s.m.71) her hangi bir sınav öngörülmemiştir.

4-) ‘’…………………….GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVDE YÜKSELME VE UVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ’’NDE, KAYNAĞINI KANUNDAN ALMAYAN BİR YETKİ KULLANILMAKTADIR.

Öte yandan; Bilindiği üzere; Teknik Hizmetler Grubu, Sağlık Hizmetler Grubu, Avukatlık Hizmetleri Grubu içinde yer alanların mesleki unvanlarına teorik ve pratik eğitim ve öğretim neticesinde orta ve yüksek dereceli okullardan mezun olmak ve bazen de ilaveten staj görmek yoluyla sahip olunmaktadır. Mesleki eğitim ve öğretim neticesinde bahsedilen unvanlara sahip olunduktan sonra, başka kadrolarda görev yapanların bu hizmet gruplarındaki görevlere atanabilmeleri için ayrıca sınava tabi tutulmalarına gerek yoktur. Sınıf ve Unvan Değişikliği Sınavına girilmesi gerektiği, Yasa’da bulunmayan İkinci Bir Sınav niteliği taşımaktadır (657 s. m.71).

Bu itibarla, T.C……….Bakanlığı, ……….Genel Müdürlüğü'nün …….tarihli ve………Sayılı İdari İşleminin(EK-1) Dayanağı,………tarihli ve ………sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’………………Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin’’ (EK-8) 12.13.14.15.16.17.18 ve 20.maddesi (a) bendi ve l. ve 2. fıkrası hükümlerinin, anılan Yönetmeliğin 5.maddesi "2.fıkrasında yer alan; Avukat, Mühendis, Mimar, Şehir Plancısı, Daire Tabibi, Tekniker, Teknisyen vs. buna benzer kariyerli okul mezunu olan personele(EK-8) uygulanması bakımından, atıl tutulan kariyerli personelin ve bilgisinin

pratikte kullanımına engel teşkil edildiği ve bunda kamu yararı gözetilmediği gibi hukuka uyar bir tarafta yoktur.

Dolayısı ile iptalini talep ettiğim, yönetmeliğin ‘’Unvan Değişikliğine’’ ilişkin hükümleri (EK-7, EK-8), kaynağını kanundan değil, Genel Yönetmeliğe ilave edilen Bakanlar Kurulu Kararından (EK-7) almaktadır. Diğer bir deyimle ‘’………..Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde’’, kaynağını Kanundan almayan bir yetki kullanılmaktadır. İptalini talep ettiğim Yönetmelik Maddeleri(EK-8), kaynağını 657 Sayılı Kanundan almamıştır; Söz konusu Kanunda ilgili Yönetmelik Maddelerine cevap veren bir hüküm bulunmamaktadır.

5-) ÜNİVERSİTENİN VERDİĞİ EĞİTİM VE ÖĞRETİMDEN ŞÜPHE EDİLMESİ BAKIMINDAN, YÜKSEK ÖĞRENİM KANUNA AYKIRILIĞI

2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanunu gereğince gerekli eğitim, öğretim ve staj aşamaları geçildikten sonra Unvanlar verilmektedir. Ancak Unvan Değişikliği Sınavı; Bir Teknikerin “Tekniker” olmayı hak etmiş olup olmadığını ve Tekniker olmak için gereken eğitim ve öğretimi, kanuni yetki ve alt yapı olmaksızın bir nevi sınavdan geçirmek ve denetlemek olduğu ve üniversitenin verdiği eğitim ve öğretimden şüphe etmek manasına geldiği açıktır. 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanunun 3.maddesinin;

(a) bendinde, Yükseköğretim: Milli eğitim sistemi içinde, ortaöğretime dayalı, en az dört yarıyılı kapsayan her kademedeki eğitim öğretimin tümüdür.

(d) bendinde, Üniversite: Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzelkişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitim - öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapan; fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluş ve birimlerden oluşan bir yükseköğretim kurumudur.

(ı) bendinde, Meslek Yüksekokulu: Belirli mesleklere yönelik ara insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan dört yarıyıllık eğitim - öğretim sürdüren bir yükseköğretim kurumudur.

(k) bendinde, Bölüm: Amaç, kapsam ve nitelik yönünden bir bütün teşkil eden, birbirini tamamlayan veya birbirine yakın anabilim ve ana sanat dallarından oluşan; fakültelerin ve yüksekokulların eğitim - öğretim, bilimsel araştırma ve uygulama birimidir. Anabilim dalı ve ana sanat dalları bilim ve sanat dallarından oluşur. Yükseköğretimdeki çeşitli birimlerin ortak derslerini vermek üzere rektörlüğe bağlı bölümler de kurulabilir.

® bendinde, Ön Lisans: Ortaöğretime dayalı, en az dört yarıyıllık bir programı kapsayan ara insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan veya lisans öğretiminin ilk kademesini teşkil eden bir yükseköğretimdir.

(u) bendinin (1.) fıkrasında, Örgün Eğitim: Öğrencilerin, eğitim - öğretim süresince ders ve uygulamalara devam etme zorunluluğunda oldukları bir eğitim-öğretim türüdür. Şeklinde tanımlanmış hükümleri mevcuttur.

Gazi Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu’nun iki yıllık ‘’Teknik Programlar’’ Bölümü ‘’İnşaat’’ Anabilim Dalı Programını takip ederek mezuniyet için gerekli eğitimi, imtihanları ve stajı başarıyla tamamlayıp, bitirmek suretiyle mezun olmakla ‘’Teknikerlik’’ unvanını kazanmış birinin(EK-5) idare tarafından ayrıca ‘’Unvan Değişikliği’’ Sınavına tabi tutulmaması; Tutulmasının Kanunlara ve hukuka aykırı bir uygulama olduğu, 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanununun yukarıda anılan (2547 s.Y.Ö.K.m.3/a,d,ı,k,r,u) madde ve ilgili fıkralarının hükümlerinin gereğinden anlaşılmaktadır.

6-) İPTALİ İSTENEN İŞLEMİN ANAYASA’YA AYKIRILIĞI

Bilindiği üzere, ANAYASA’NIN 128.maddesinin ikinci fıkrası ile; ‘’Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ödenekleri ve diğer özlük işlerinin yasayla düzenleneceği’’hüküm altına alınmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu; Memurların atanma, nakil, istifa, emeklilik, maaş, yan ödeme, sınıf değiştirme vb. her türlü özlük haklarına ilişkin temel hukuk normudur. Aynı Yasanın 18.maddesinde “Kanunlarda yazılı haller dışında Devlet Memurunun memurluğuna son verilemez, aylık ve diğer hakları ellerinden alınamaz” denilmek suretiyle, Kanunun üzerinde herhangi bir düzenleme yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

ANAYASA’NIN 124.maddesinde de; ‘’Bakanlıkların ancak kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri’’ kabul edilmektedir.

Normlar hiyerarşisinde ‘’ANAYASA ve YASALARIN altında yer alan yönetmeliklerin, ‘’Yasal düzenlemeleri daraltmak ve değiştirmek ‘’ gibi bir işlevleri yoktur. ‘’Yasa hükümleri ancak bir başka Yasa ile değiştirilebilir.’’ Bir hukuk devletinde, idarenin hukuka aykırı işlem ve düzenleme yapamayacağı, yapılan bu türden idari işlemlerin yürürlükte kalamayacağı, kalmaması gerektiği açıktır.

Kadro; Kamu hizmeti yapan kurumların örgütünü, kamu personelinin örgüt içindeki görevlerini, yetki ve sorumluluklarını, özlük haklarını gösteren ve düzenleyen hukuki bir kavramdır. Memur, atandığı kadronun aylığını alır. Kadrolar, memur güvenliğinin önemli bir unsurudur. Bu nedenle ‘’özlük haklarının yönetmelikler ile düzenlenmesi’’ öncelikle ANAYASA’YA aykırıdır.

Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde ‘’alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı’’ kuşkusuzdur. Bilindiği üzere, normlar hiyerarşisinin en üstünde ‘’Evrensel Hukuk İlkeleri’’ ve ‘’Anayasa’’ bulunmakta ve daha sonra gelen, ‘’Kanunlar Yürürlüğünü Anayasadan’’, ‘’Tüzükler Yürürlüğünü Kanundan’’ ve ‘’Yönetmelikler ise Yürürlüğünü Tüzükten ve Kanundan’’ alırlar. Bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün değildir.Bu ilkede İdare Hukukunun yerleşmiş köklü içtihatlarındandır. Bu ilkeye göre; İdare Tüzük, Yönetmelik, Genelge gibi normları düzenlerken, bu düzenlemede yer alan hükümlerin üst hukuk normuna (örneğin Kanuna) aykırı hüküm taşımaması ve Kanunda yer almayan bir hükme yer vermemesi bu İlke gereğindendir. Dava konusu Yönetmelik (EK-8) ile 657 Sayılı Kanunda düzenlenmeyen bir kuralın getirilmesi “açıkça” normlar hiyerarşisine aykırı bir husustur.

Nitekim Danıştay 5.Dairesinin 10/ 11/ 2005 tarihli ve E:2002/3255 K:2005/5075 sayılı “Üst Hukuk Normuna Aykırı Bulunan Yönetmelik Hükmüne Hukuki Bir Değer Yüklemek Suretiyle Hüküm Kurulmasında İsabet Bulunmadığı Hakkında” ki kararı da bu yöndedir(EK-10). Danıştay 5.Dairesinde aynen “…ANAYASA’NIN 124.maddesiyle; Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerine, kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelikler çıkarma yetkisi verilmiştir. İdareler bu yetki çerçevesinde yönetmelikler çıkarabilecekleri gibi, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla yönetmeliklerde değişiklikler de yapabilirler. Yönetmeliklerin ANAYASA, Yasa, Tüzük ve Hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen şekil şartına uyularak çıkarılması dışında herhangi bir engel bulunmadığı açıktır (EK-10)… Yasa ile getirilen düzenleme, adı geçen yönetmelik(EK-7) ile genişletilmiş olup; Yasada açıkça sayılan görevler dışında, başka görevler için de bu koşulun getirilmesi suretiyle Yasaya aykırı düzenleme yapıldığı açıktır.” Denilmek sureti ile bu husus teyit edilmiştir. Söz konusu olayımızda ise yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, bir Yasa maddesi bulunmamaktadır.

7-) YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİ HAKKINDA

15.3.1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 18.4.1999 tarihli ve 23670 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte’’(EK-6), “Unvan Değişikliği Sınavı” yapılması öngörülmezken, Aynı Yönetmeliğe, 21.09.2004 tarih ve 2004/8246 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ( 28.12.2004 tarihli ve 25684 sayılı Resmi Gazete) bu yönetmelikte bulunmayan “Unvan Değişikliği Sınavı” yapılmasına dair hükümler ilave edilmiştir(EK-7).

Bu yönetmeliğin dayanaklarından biri olan 657 Sayılı Devlet Memurları Yasası ile getirilen düzenleme, adı geçen ilave hükümlerle genişletilmiş olup,Yasa’da açıkça sayılan görevler dışında başka görevler için de bu koşulun getirilmesi suretiyle yasaya aykırı düzenleme yapıldığı açıktır.

………..2005 tarih ve ……….sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğe sokulan; ‘’………..Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde’’(EK-8), yasaya aykırı düzenlendiği açık olan “Unvan Değişikliği Sınavı” yapılmasına dair düzenlemeyle, ‘’Üst hukuk normuna aykırı’’ hükümler uygulanarak, yasaya aykırı bu hükümlere hukuki bir değer yüklendiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İYUK‘un ‘’Dava Açma Süreleri’’ başlıklı 7.maddesinin 4.fıkrasında yer alan ; “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açılabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” şeklindeki hükmün doğrultusunda ve yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle, Yüce Mahkemenize ‘’YÜRÜTMENİN DURDURULMASI’’ istemiyle huzurdaki davayı açmış bulunuyoruz.

Açık bir şekilde hukuka aykırı olan dava konusu Yönetmelik hükümlerine dayalı olarak işlem tesisi söz konusu olduğundan; 2577 sayılı İYUK 27/2 bendi gereğince, ‘’Yürütmenin Durdurulması’’ şartları gerçekleşmiş, ‘’Teknikerlik’’ Kadromdan doğacak özlük haklarım, ek gösterge ve yan ödemeler vs. maddi ve manevi mağduriyetimden, telafisi güç ve imkansız zararların doğması yönünde bir durumun oluşmaması için, 2577 sayılı İYUK 27/4 bendi gereğince, savunma süresi kısaltılarak ve memur eliyle tebligat yapılmak suretiyle alınacak idare savunması sonrası da dava sonuna kadar ‘’YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI’’ talep zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKSAL NEDENLER:

1.) T.C Anayasası (m.124, m.128/2) ve ilgili yasal maddeleri.

2.) İdari Yargılama Usulü Kanunu (2577 s.İYUK.m.7/4, m.27, m.27/2, 4) ve ilgili yasal mevzuat.

3.) Devlet Memurları Kanunu (657 s.DMK. m.3/A,B,C , m.18, m.36/A, 36/2, m.71/2,) ve ilgili yasal mevzuat.

4.) 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu (2547 s.YÖK.m.3/a,d,ı,k,r,u(1), ) ve ilgili yasal mevzuat.

5.) 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu (2809 s.YÖK.T.K.Ek.m.56/c) ve ilgili yasal mevzuat.

6.) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik (EK-6).

7.)…………Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği (m.12.13.14.15.16.17.18, m.20/a (1. Ve 2. Fıkraları) (EK-8).

8.) Diğer ilgili yasal mevzuat ve düzenlemeler.

DELİLLER :

Davalı İdare İşleminin Yazısı(EK-1),Dava konusu dilekçe(EK-2),…….Bölge Müd. Yazısı(EK-3),Sicil Özeti(EK-4),Ön Lisans Diploması(EK-5), Boş Kadro Kararnamesi(EK-9),Yönetmelikler(EK-6, EK-7, EK-8), Mahkeme Kararları (EK-10), vs. Her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığımız ve yargılama sürecinde Sayın Mahkemenizin kendiliğinden gözeteceği diğer gerektirici nedenlerle;

Teknik Hizmetler Sınıfı ‘’Teknikerlik’’ Kadrosuna atanma istemiyle ……….2008

tarihinde yaptığım başvurunun(EK-2), ‘’Görevde Yükselme’’ şeklinde değerlendirilerek; Ancak, ‘’İnşaat

Teknikerliği dalında sınav açıldığında, başarılı olmam halinde Tekniker Kadrosuna atamamın yapılabileceği’’ belirtilmek suretiyle reddine ilişkin,

1.) T.C……………….Bakanlığı,……………….Genel Müdürlüğü'nün……………….tarihli ve……………………Sayılı Davalı İdari İşleminin (EK-1),

2.)Ve dayanağı, ……………..2005 Tarihli ve ……………Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe sokulan ‘’…………….Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’’ nin (EK-8), ‘’Unvan Değişikliği Sınavı’’ ile ilgili 12.13.14.15.16.17.18.Maddeleri ile,

3.) ‘’Unvan Değişikliğine İlişkin Atama Esasları’’ ile ilgili 20.Maddenin (a) bendinin ve l. ve 2. Fıkrasının ‘’İPTALİNE ’’,

4.) Açık bir şekilde hukuka aykırı olan dava konusu Yönetmelik hükümlerine dayalı olarak işlem tesisi söz konusu olduğundan; 2577 sayılı İYUK 27/2 bendi gereğince, ‘’Yürütmenin Durdurulması’’ şartları gerçekleşmiş, ‘’Teknikerlik’’ Kadromdan doğacak özlük haklarım, ek gösterge ve yan ödemeler vs. maddi ve manevi mağduriyetimden, telafisi güç ve imkansız zararların doğması yönünde bir durumun oluşmaması için, 2577 sayılı İYUK 27/4 bendi gereğince, savunma süresi kısaltılarak ve memur eliyle tebligat yapılmak suretiyle alınacak idare savunması sonrası da dava sonuna kadar ‘’YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA’’, Dava masrafları ve ileride gerekirse tutacağım avukatın vekâlet ücretinin de davalı idare üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini Yüce Mahkemenizden saygı ile arz ve talep ederim. 05 / 03 / 2009

DAVACI

H.E

EKLER :

1.) 15.12.2008 Tarihli, Davalı İdarenin İşleminin Yazısı.

2.) 22.11.2008 Tarihli, …………….Genel Müdürlüğü’ ne Dilekçem (5 sayfa).

3.)14.11.2008 Tarihli, ………………Bölge Müdürlüğü Yazısı.

4.) Sicil Özeti (2 sayfa).

5.) Ön Lisans Diploması.

6.) Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik (9 sayfa)

7.) Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik (8 sayfa).

8.) ………………Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ( Ekleri: Merkez ve Taşra Teşkilatı Nitelik ve Öğrenim Çizelgesi),(14 sayfa).

9.) ……………….Genel Müdürlüğü 01.01.2009 Tarihinden Geçerli Boş Kadro Kararnamesi (2 sayfa)

10.) Danıştay 5.Dairesinin 10.11.2005 tarihli ve 2002/3255 Esas Sayılı,2005/5075 Karar sayılı Kararı(2 sayfa)
Alıntı ile Cevapla
17-04-2009, 06:02 PM
Yorum: #3
Emsal danıştay kararları
EMSAL DANIŞTAY KARARLARI

Dairesi Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi

BEŞİNCİ DAİRE 2005 5075 2002 3255 10/11/2005

KARAR METNİ

ÜST HUKUK NORMUNA AYKIRI BULUNAN YÖNETMELİK HÜKMÜNE HUKUKİ BİR DEĞER YÜKLEMEK SURETİYLE HÜKÜM KURULMASINDA İSABET BULUNMADIĞI HK.<

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ?

Karşı Taraf : İçişleri Bakanlığı - ANKARA

İsteğin Özeti : Adana 1. İdare Mahkemesi'nin 28.12.2001 günlü, E:2001/249, K:2001/2048 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Mehmet Aydın

Düşüncesi : Davacının, görevde yükselme sınavında başarılı olmasına rağmen memur kadrosuna atamasının yapılmamasına ilişkin 1.2.2001 günlü işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin 6/c. maddesinin, 657 sayılı Yasa'nın 132/4. maddesine aykırı olduğu açık bulunduğundan, İdare Mahkemesi'nce anılan Yönetmelik hükmü ihmal edilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı : Turan Karakaya

Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:

Adana Emniyet Müdürlüğü'nde Teknisyen Yardımcısı olarak görev yapan davacı, başarılı olduğu görevde yükselme sınavı sonrasında genel idare hizmetleri sınıfında memur kadrosuna atanmak için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 1.2.2001 günlü, 31315 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

Adana 1. İdare Mahkemesi'nin 28.12.2001 günlü, E:2001/249, K:2001/2048 sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, Adana Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Teknisyen Yardımcısı olarak görev yapan davacının, başarılı olduğu görevde yükselme sınavı sonrası genel idare hizmetleri sınıfında memur olarak atanması için yaptığı 9.1.2001 günlü başvurunun; 10.10.2000 tarihinde "2 günlük aylık kesimi" cezası ile tecziye edildiği ve bu cezasının Emniyet Teşkilatında Görevli Memurların Nitelikleri ve Atanma Usulleri ile Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 6/c. maddesi kapsamında değerlendirildiğinden bahisle 1.2.2001 günlü, 31315 sayılı davalı idare işlemiyle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; olayda 2 günlük maaş kesim cezası aldığı ve söz konusu cezanın kesinleştiği gerek kendi ifadesi ile, gerekse davalı idarenin savunma ekinde sunduğu 7.12.2000 günlü, 980 sayılı belgeyle sabit olan davacının, kazanmış olduğu görevde yükselme sınavı sonrası genel idare hizmetleri sınıfında memur olarak atanması isteminin reddine ilişkin dava konusu işlemde yukarıda adı geçen Yönetmelik hükmüne ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açmış olduğu tüm sınav ve terfi atamalarında aranan şartlar yönünden, son yıllarda "kıdeme müessir ceza almamış olmak" şartı aranırken, kendisinin aldığı "2 günlük yevmiye kesim cezası" nedeniyle atamasının yapılmamasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Anayasa'nın 124. maddesiyle Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerine kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiştir. İdareler bu yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarabilecekleri gibi, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla yönetmeliklerde değişiklikler de yapabilirler. Yönetmeliklerin Anayasa, Yasa, Tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen şekil şartına uyularak çıkarılması dışında; söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasına kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı açıktır.

Özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idare ve belediyelerin kurdukları birlik, müessese ve işletmeler ile döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür (başmüdür, il ve bölge müdürleri ve bunların yardımcıları ile Dışişleri Bakanlığı kadrolarında bulunan uzmanlar hariç) ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanmalarına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılan Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik; görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda liyakat ve kariyer ilkesini esas alıp; bu ilkelere uygun bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na ve yukarıda adı geçen Genel Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan Emniyet Teşkilatında Görevli Memurların Nitelikleri ve Atanma Usulleri İle Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin "Genel Şartlar" başlıklı 6. maddesinde, bu Yönetmelik'te belirtilen görevlere aynı veya başka hizmet gruplarından görevde yükselme suretiyle atanacak personelde bulunması gereken şartlar sayılmış ve maddenin © bendinde; "657 sayılı Yasa'nın 125. maddesinin © ve (D) bentlerine göre ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün, kınama ve uyarma dışındaki suçlardan dolayı disiplin cezası almamış olmak" şartı yer almıştır.

Bu Yönetmeliğin dayanaklarından birisi olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C maddesinde, memurun brüt aylığından 1/30-1/8 arasında kesinti yapılmasını gerektiren fiil ve haller; aynı Kanun'un 125/D maddesinde ise, fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasını gerektiren fiil ve haller sayılmış; anılan Kanun'un "Uygulama" başlıklı 132. maddesinin 4. fıkrasında da, kendilerine disiplin cezası olarak aylıktan kesme veya kademe ilerlemesini durdurma cezası verilenlerin, valilik, büyükelçilik, müsteşar, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük, genel müdür yardımcılığı ve daire başkanlığı görevlerine atanamayacakları öngörülmüştür.

Öte yandan, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 3. maddesinde "uyarma", 4. maddesinde "kınama", 5. maddesinde de "aylık kesimi" cezası verilmesini gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar sayılmıştır.

657 sayılı Yasa'nın 132/4. maddesinde; aylıktan kesme cezası ve/veya kademe ilerlemesini durdurma cezası alanların hangi görevlere atanamayacakları sınırlı olarak sayılmış bulunmaktadır.

Ne var ki, yukarıda adı geçen Yönetmeliğin 6/c maddesiyle getirilmiş olan "657 sayılı Yasa'nın 125. maddesinin © ve (D) bentlerine göre ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün kınama ve uyarma dışındaki suçlardan dolayı disiplin cezası almamış olmak" koşulu, "memur" unvanlı kadroya yapılacak atamalar için de geçerli sayılarak, Yasa ile getirilen düzenleme adı geçen Yönetmelik ile genişletilmiş olup; Yasa'da açıkça sayılan görevler dışında başka görevler için de bu koşulun getirilmesi suretiyle yasaya aykırı düzenleme yapıldığı açıktır.

Dava konusu olayda, Teknisyen Yardımcısı olan davacının, genel idare hizmetleri sınıfındaki memur kadrosu için yapılan görevde yükselme sınavında başarılı olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı tartışmasızdır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7/4. maddesinde yer alan "düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı" yolundaki hüküm karşısında; dava konusu 1.2.2001 günlü, 31315 sayılı işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatında Görevli Memurların Nitelikleri ve Atanma Usulleri ile Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin 6/c maddesi 657 sayılı Yasa'ya aykırı olduğu halde, bu madde hükmü "ihmal edilmemek", bir başka anlatımla, bu madde hükmüne "hukuki bir değer yüklemek" suretiyle, anılan maddeye dayanılarak tesis edilmiş olan dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan işbu davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Dairemizin işbu kararında yer alan gerekçe karşısında, davacının, başarılı olduğu görevde yükselme sınavı sonrasında genel idare hizmetleri sınıfında memur kadrosuna atanması gerektiğinde kuşkuya yer bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Adana 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 28.12.2001 günlü, E:2001/249, K:2001/2048 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, 10.11.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(DAN-DER; SAYI : 112)
Alıntı ile Cevapla
17-04-2009, 06:02 PM
Yorum: #4
Emsal Dava
Dairesi Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi

İDARİ DAVA DAİRELERİ 2002 951 2002 793 20/12/2002

KARAR METNİ

KANUNLA GENEL MÜDÜRE BAĞLI OLARAK DENETİM YAPILACAĞI BELİRTİLEN KURULUN STATÜSÜNÜN YÖNETMELİKLE DEĞİŞTİ-RİLEREK DAİRE BAŞKANLIĞI ŞEKLİNDE ÖRGÜTLENMESİNDE YASAYA UYARLIK BULUNMADIĞI HK.<

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar) : 1-Radyo ve Televizyon Üst Kurulu

Vekili : Av. ...

2-Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü

Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davacı) : ...

İstemin Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 22.5.2002 günlü, E:1999/3566, K:2002/2429 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idareler tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Ahmet Arslan'ın Düşüncesi : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Ahmet Salman'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarelerden Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeyerek dosya incelendi gereği görüşüldü:

Dava, 16.1.1999 günlü, 23585 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Kuruluş ve Görev Yönetmeliğinin 17 nci ve 81 inci maddeleri ile bu Yönetmeliğe dayanılarak tesis edilen kadro değişikliklerine ilişkin 15.5.1999 günlü Genel Müdürlük işleminin davacıyla ilgili kısmının iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Beşinci Dairesince, T.C. Anayasanın 123. maddesinde; idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği ilkesinin getirildiği, 124. maddesiyle ise Başbakanlık, Bakanlıklar ve Kamu tüzel kişilerine kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma yetkisi verildiği, idarelerin bu yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarabilecekleri gibi, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla yönetmeliklerde değişiklikler de yapabilecekleri, Yönetmeliklerin Anayasa, yasa , tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasına kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığının açık olduğu, 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun 16. maddesinin 1. fıkrasında; "Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü; Genel Müdür, dört Genel Müdür Yardımcısı (Yayın ve program, idari, teknik, mali) Hukuk Müşavirliği, Savunma Sekreterliği, Satın Alma Komisyonu Başkanlığı, Özel Kalem Müdürlüğü, Genel Sekreterlik, İnceleme Araştırma Kurulu Başkanlığı, Teftiş Kurulu Başkanlığı, Yayın Denetleme Kurulu Başkanlığı ile Yayın Planlama Koordinasyon ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı....... meydana gelir. Dairelerin Genel Müdür Yardımcılarına olan bağlantıları Genel Müdürün teklifi ile Yönetim Kurulu tarafından kararlaştırılır." hükmünün yer aldığı, aynı maddenin 3. fıkrasında ise; "Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun her seviyedeki teşkilatlanma değişikliği (Lağv, tensik, yeni kuruluş) Genel Müdürün teklifi, Yönetim Kurulunun tasvibi ve Televizyon Yüksek Kurulunun onayı ile yapılır." hükmüne yer verildiği, yine 2954 sayılı Kanunun "yayınların denetimi" başlıklı 31. maddesinde ise; "Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun yayınlayacağı programların son denetimi, Genel Müdür adına ve Genel Müdüre doğrudan bağlı Yayın Denetleme Kurulu Başkanlığı tarafından yapılır." hükmünün getirildiği, maddenin bu haliyle Yayın Denetleme biriminin şeklini doğrudan Genel Müdüre bağlı bir kurul olarak çizdiği, 2954 sayılı Kanunun 16. maddesinin 1. fıkrasında, TRT Kurumunun Genel Müdürlük teşkilatını oluşturan Daire Başkanlığı dışındaki birimleri fıkranın birinci kısmında tek tek sayıldığı, bu kısımda yayınların denetimi ile ilgili birimin "Kurul" olarak örğütlendiği belirtildikten sonra, Daire Başkanlıklarının fıkranın devamında sıralandığı, Kanunun bununla da yetinmeyerek 31. maddesinde de programların son denetimini Genel Müdür adına yapacak birimin Genel Müdüre doğrudan bağlı Yayın Denetleme Kurulu olduğununun bir kez daha yinelediği, yukarıda belirtilen 2954 sayılı Kanunun 16. maddesinin 3. fıkrasında, "lağv, tensik, yeniden yapılanma" konusunda düzenleme yapma konusunda idareye tanınan yetkinin 2954 sayılı Kanunun 31. maddesinde Kurul için çizilen çerçeveyi değiştirmek suretiyle kullanılması mümkün olmadığı gibi, Anayasanın 123. maddesindeki idarelerin Kanunla kurulacağı ilkesine aykırı düzenleme getirilmesi şeklinde de kullanılamayacağının açık olduğu, öte yandan bir kamu kuruluşunda "Kurul" olarak örgütlenme ile "Daire Başkanlığı" olarak örgütlenmenin gerek kamu hizmetinin yürütülmesi, gerekse bu birimde görev yapan kamu görevlilerinin hukuki statüleri yönünden farklı hükümler ve fiili sonuçlarının bulunduğunu ayrıca belirtmenin gerekeceği, buna göre, yukarıdan beri yapılan açıklamalar karşısında kanunla, Genel Müdüre bağlı olarak denetim yapacağı belirtilen Kurulun statüsünün yönetmelikle değiştirilerek Daire Başkanlığı şeklinde örğütlenmesinde yasaya uyarlık bulunmadığı, keza Daire Başkanlığı şeklindeki yeniden oluşturulan denetim biriminin görevlerinin ve kuruluş yapısının düzenlendiği 81 inci maddede de yasaya uyarlık bulunmadığı, her ne kadar Yönetmeliğin 81 inci maddesi 8.7.1999 günlü, 23749 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle yeniden değiştirilmiş ise de, bu değişiklik (Kurul'un) Daire Başkanlığının görevleriyle ilgili olup, Yasanın 31 inci maddesine uygunluk yönünden, herhangi bir düzenleme getirmediğinden, davacılar yönünden lehe bir durum oluşmadığı, davacının "üye" olan görev unvanının "uzman denetçi" olarak değiştirilmesine ilişkin işlem yukarıda yer alan gerekçelerle yasaya aykırı olduğu belirlenen Yönetmeliğe dayanılarak yapılmış olduğundan, dava konusu söz konusu işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığının açık olduğu gerekçesiyle, 16.1.1999 günlü, 23585 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Kuruluş ve Teşkilat Yönetmeliğinin yasaya aykırı düzenlemeler getiren 17 nci ve 81 inci maddeleri ile davacının görev unvanının değiştirilmesi yolundaki 15.5.1999 günlü, 218 sayılı işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idareler 22.5.2002 günlü, E:1999/3566, K:2002/2429 sayılı kararı temyiz etmekte ve davalı idarelerden Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, TRT Kurumunun teşkilatında herhangi bir değişikliğin idarelerinin tasarrufunda bulunmadığı, bundan dolayı idarelerinin husumet mevkiinden çıkarılması gerektiği, davalı idarelerden Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu ise; yapılan kısmi yapılanma gereği bazı birimlerin lağvedildiği, bazılarının hizmette fonksiyonel önemi nedeniyle genişletildiği ve Yayın Denetleme Kurulunun da "Yayın Denetleme Dairesi Başkanlığı" olarak değiştirildiği, davacının kadro ve unvan değişikliği nedeniyle herhangi bir mağduriyetinin bulunmadığı iddialarıyla bozulmasını istemektedirler.

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, Danıştay Beşinci Dairesinin 22.5.2002 günlü, E:1999/3566, K:2002/2429 sayılı kararının ONANMASINA, 20.12.2002 günü oybirliği ile karar verildi.

(DAN-KAR-DER; SAYI:1)
Alıntı ile Cevapla
17-04-2009, 06:03 PM
Yorum: #5
Re: Emsal Danıştay kararı
Dairesi Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi

BEŞİNCİ DAİRE 2004 3198 2003 2325 15/09/2004

KARAR METNİ

YÖNETMELİKLE BELİRLENEN YETKİNİN GENELGE İLE DEĞİŞTİRİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI, İŞLEMİ TESİS EDEN KİŞİ İLE TEKLİFTE BULUNAN KİŞİNİN AYNI OLMASINDA PERSONEL HUKUKUNUN GENEL ESASLARINA UYARLIK BULUNMADIĞI HK.<

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ?

Vekili : Av. ?

Karşı Taraf : 1- İçişleri Bakanlığı

2- Ankara Valiliği

İsteğin Özeti : Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 18.12.2002 günlü, E:2001/1058, K:2002/1491 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Işın Aka Delice

Düşüncesi : Dava dosyasındaki belgelerden dava konusu işlemin Yönetmelikte belirtilen kişiler tarafından tesis edilmediği anlaşıldığından İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yolunda verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı : Mehmet Akkaya

Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü:

? Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı, Emniyet Genel Müdürlüğünün 20.6.1996 günlü işleminin, kendisinin Özel Harekat Biriminden çıkartılarak Genel Hizmet Kadrosuna atanmasına ilişkin kısmının iptali, bu nedenle mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.

Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin Danıştay Beşinci Dairesi'nin 10.4.2001 günlü, E:1998/2277, K:2001/1149 sayılı bozma kararına uyarak verdiği 18.12.2002 günlü, E:2001/1058, K:2002/1491 sayılı kararıyla; bozma kararına uyularak yapılan ara kararları üzerine davalı idarece gönderilen cevabi yazıdan Genel Müdürlük tarafından özel harekattan genel kadrolara geçme onaylarının daire başkanlarına verildiği, buna göre dava konusu işlemin yönetmelikte aranan yetkili kişilerce tesis edildiği, öte yandan yapılan test sonucunda davacının özel hareket timi personelinde aranılan nitelikleri kaybettiğinin saptanması üzerine kurulan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, işlemin hukuka aykırı olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Polis Özel Harekat Birimleri Yönetmeliğinin 39. maddesinde, "Özel Harekat Personelinin 36. maddede belirtilen niteliklerden birini kaybetmesi veya hizmette verimli olamayacağının anlaşılması veya yetkili amirlerce bu görevlerde başarısız sayılması halinde, Emniyet Müdürlüğünün gerekçeli teklifi üzerine Özel Harekat Dairesi Başkanının görüşü alınarak Genel Müdürün onayı ile Başkanlık Personeli ise Daire Başkanının teklifi Genel Müdür onayı ile, illerde görevli özel harekat personeli ayrıca Daire Başkanının teklifi Genel Müdür onayı ile o ilde başka bir birime aktarılabilir.

Özel Harekat Birimlerinde görevli personel altı ayda bir Daire Başkanlığınca görevlendirilecek komisyon tarafından "ALTINCI BÖLÜM MADDE 60-61-63" deki standartlara personelin uygunluğu değerlendirilir. Yapılacak testte başarısız görülen Personel Daire Başkanının teklifi Genel Müdürün onayı ile Özel Harekat Biriminden çıkartılarak aynı ilde başka bir birime aktarılır." hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, yapılan test sınavında davacının başarısız olması üzerine Özel Harekat Personeli vasıflarını kaybettiği belirtilerek Özel Harekat Birimleri Yönetmeliğinin 39. maddesi gereğince Özel Harekat Biriminden çıkartılarak Genel Hizmet kadrosuna aktarılmasının Emniyet Müdürü Daire Başkan Vekili ? tarafından teklif edildiği, bu teklifin yine aynı kişi, yani Daire Başkan Vekili ? tarafından Emniyet Genel Müdürü adına imzalanan dava konusu 20.6.1996 tarihli olurla kabul edildiği anlaşılmıştır.

Davalı idare tarafından imza yetki devrine ilişkin 1.6.1996 günlü, 135 sayılı Genelge uyarınca personelin özel harekattan genel kadrolara geçme onay yetkisinin daire başkanına devredildiği ileri sürülmekte ise de, Özel Harekat Birimleri Yönetmeliği'nin 39. maddesi ile bu konudaki yetkinin genel müdüre ait olduğu belirtildiğinden ve adı geçen Yönetmelik hükmünün genelge ile değiştirilmesi mümkün olmayıp bu konudaki yetki devrinin ise ancak Yönetmeliğin ilgili maddesinin değiştirilmesi ile sağlanabileceğinden, yetkisiz kişi tarafından kurulan işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, Daire Başkan Vekili sıfatıyla yapılan teklifin yine aynı kişi tarafından yetki devrinden bahisle onaylanarak işlem tesis edilmesi personel hukukunun genel esaslarına da aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 18.12.2002 günlü, E:2000/1058, K:2002/1491 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adıgeçen Mahkemeye gönderilmesine, 15.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

(DAN-KAR-DER; SAYI:6)
Alıntı ile Cevapla
Yeni Yorum Gönder 


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Dava açma ve kazanma zordurum 0 2,904 16-02-2010 01:35 PM
Son Yorum: zordurum

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi


Özel Reklam alanı:
ISP Özel Güvenlik şirketi

hukukhukuk aramaYasam ve Insanlar

Hukuk Sitesi PORTAL